Yazar arşivi

31
Ocak

Saints Row: The Third incelemesi

Yazan: admin  |  Kategori: Oyun  |  Okunma: 28 views

Saints Row: The Third incelemesi

Oyun dünyasını kökünden değiştiren açık uçlu oyunlar, markası ne olursa olsun hep ilgi çekti bugüne kadar. Önceleri sadece Xbox 360 platformu için düşünülen Saints Row da bu duruma bir istisna değildi. Her ne kadar oyun GTA kalitesinde olmasa da Just Cause seviyesine de düşmeyerek belli bir kaliteyi tutturmuştu. İlk oyun hatırı sayılır bir başarı yakalayınca yapımcılar oyunu seri haline getirmeye karar verdi. İlk iki oyun Saints adlı çetenin Stilwater şehrinde diğer çetelerle olan mücadelesini anlatıyordu. Fakat bu kez ilk iki oyundan çok daha farklı bir durum var karşımızda. İkinci oyunu oynamış olanlar hatırlayacaklardır, oyunun sonunda Saints çetesi Stilwater’daki tüm rakip çeteleri alt edip rahata eriyordu. Serinin bu üçüncü oyununda işler biraz değişik. Eskiden bir kenar mahalle çetesi olan Saints artık bir medya devi olmuş durumda. Çete üyelerinin başrolde oynayacağı bir sinema filmi yolda. Sadece bu kadar da değil, enerji içeceğinden tutun çeşit çeşit oyuncağa kadar Saints eşyaları mağazaları süsler olmuş. Saints üyeleri sokakta yürürken millet imza için sıraya giriyor. Sizin anlayacağınız Saints artık eski Saints değil. İşte böyle bir ortamda açılıyor oyun.

BİR AN BİLE DURAKSAMAYIN
Ve oyunun açılışı şimdiye dek gördüğümüz en hareketli ve canlı girişlerden birine sahne oluyor. Eh, ne de olsa Saints bir suç örgütü ve formda kalmaları gerek öyle değil mi? Oyun müthiş bir banka soygunuyla açılıyor. Adamlarımız Stilwater’da bir bankaya dalıyorlar ancak -belki de tarihte ilk kez- banka çalışanları da hafif otomatik tüfeklerle bizimkilere karşılık veriyorlar. İşler fena halde karışıyor ancak bizimkilerin aklında farklı planlar var. Bankanın çatısından bir helikopterle vinç indirip bankanın kasasını olduğu gibi yerinden söküyorlar fakat şehrin ne kadar polisi varsa bizimkilerin başına üşüşüyor bir kere. Ardından kaçınılmaz son geliyor ve kendilerini hapiste buluyorlar. Bu nefes nefese giriş oyun hakkında bize ilginç fikirler vermiş oluyor ancak şu kadarını söyleyelim: Saints Row’da kesinlikle bir sınır yok çünkü serinin bu bölümü aklınıza gelebilecek en uçuk oyunlardan biri olmuş. Giriş sekansının ardından bir karakter yaratma ekranı karşılıyor bizi. Oyunda hiçbir sınır olmadığı zaten bu bölümden belli ediyor kendini. Aklınıza gelebilecek en uçuk karakteri tasarlayabiliyorsunuz. Mesela, yün bir ayıcık kostümüyle gezen sakallı ama sarışın bir kadın karakter mi yaratmak istiyorsunuz? Yapabilirsiniz. Hatta isterseniz bütün oyunu baştan sona bir zombi olarak da oynayabilirsiniz. Biz oynarken süper karizmatik ve atletik bir karakter tasarladık ama sesini çok ince yaptık. Adam ağzını her açtığında gülme krizlerine tutulduk tabii… Saints Row bu anlamda oldukça eşsiz bir oyun. Karakterinizi yarattıktan sonra oyun kaldığı yerden devam ediyor. Eh, bizim ekip hapse girince yine bazı çeteler çıkmaya başlıyor bizim tahtımıza oturmak için. Buna izin verecek değiliz. Önceki oyunlarda üç farklı çetenin farklı hikayeleri vardı ancak tümü de aynı sona bağlanıyordu. Bu kez, geliştiriciler biraz daha farklı bir yapı kurgulamış. Oyundaki görevler farklı yollardan yapılabiliyor ve oyun boyunca verdiğiniz kararlar, görevleri yapış şekilleriniz oyunun sonunu direkt etkiliyor. Görev yapıları oldukça değişik. Daha önce GTA türünde herhangi bir oyun oynadıysanız, bu oyuna da çabuk adapte olacaksınız demektir. Fakat daha önce de belirttiğimiz gibi ortada fevkalade uçuk bir durum var. Mesela, bir görevde elinize “insan topu” adlı bir araç geçiyor. Bu cihaz, arkasında insan fırlatan bir topa sahip kamyonet. İçine bir insan koyup etrafa ateş edebiliyorsunuz. Bu ve bunun gibi detaylar oyunu farklı kılmaya yetiyor da artıyor. Aksiyonda kesinlikle hiçbir sınır yok. Görev yapıları da epeyce farklı ve çeşitlilik sunuyor, bu nedenle oyun boyunca sıkılacak zamanı pek bulamıyorsunuz.

KARAR ANI
Az önce oyun boyunca verdiğiniz kararların oyunun sonunu etkilediğini söylemiştik. Bazı görevlerin sonunda karar vermeniz gerekebiliyor. Mesela, bir görev fahişelerle dolu bir teknede geçiyor. Görevin sonunda ister o tekneyi yolcularıyla birlikte batırıyor, isterseniz hepsini rehin alabiliyorsunuz. Karar size kalmış ancak bu kararların direkt olarak oyunun sonuna etki edeceğini bilin. Hatta görevin sonunda fahişeleri direkt Saints binasına göndermeyi seçerek elemanlarınızın moralini yükseltebiliyorsunuz. Bir diğer bölümde, şehirdeki gökdelenlerden birini yerle bir etmiştik. Bunun sonucunda şehrin görünümü değişti ve sokaktaki insanların bize verdiği tepkiler farklılaştı. İnsanlar daha fazla korkar oldu bizden. Kısacası, görevleri yapma şekliniz oyunun gidişatını ve sonunu tamamen etkiliyor. Bu nedenle görevleri yaparken gaza gelip ortalığı dağıtmak yerine daha sakin davranıp etraftaki insanların gönlünü de kazanabilirsiniz. Açıkçası biz ortalığı dağıtmayı seçtik hep.

İKİ ELİN SESİ VAR
Ama bu ne eğlencedir böyle? Oyunu tek kişi oynayarak bitirdik ancak yanımıza bir arkadaşımızı aldığımız andan itibaren olay bambaşka bir boyuta geldi. Araç çalmak ve iki kişi elde silahlarla şehri birbirine katmak hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı. Zaten her oyuncu görevleri bitirdikçe para ve seviye puanı kazanıyor. Aynı puanları bir arkadaşınızla birlikte oynarken de kazanabiliyorsunuz. Bu nedenle oyun kesintiye uğramıyor. Evet, oyunda basit bir de seviye atlama sistemi var. Siz görevleri yaptıkça oyun sizi tecrübe puanıyla ödüllendiriyor ve giderek daha güçlü bir karaktere sahip oluyorsunuz. Siz tecrübe kazandıkça karakteriniz daha iyi ateş ediyor, daha hızlı hareket ediyor ve daha zor ölüyor.

BİZ KEYFİMİZE BAKALIM
Son zamanlarda adet olduğu üzere oyunu tamamen co-op olarak da oynayabiliyorsunuz tabii ki. Peki, oyunun hiç eksi yanı yok mu? Elbette var fakat bunlar genel oyun keyfini baltalayacak şeyler değil. Ancak oyundan bir GTA kalitesi ve gerçekliği beklememelisiniz. Saints Row eğlence için ciddiyetten ödün veren bir oyun. Bu nedenle öyle müthiş dramatik anlar kesinlikle beklemeyin. Oyunun bazı yerlerinde küçük küçük grafik hatalarına da rastladık ancak dediğimiz gibi öyle çok önemli şeyler değil. Bütün bunların yanında Saints Row: The Third kendine bir rol çizmiş, bir karakter yaratmış ve onu da gayet iyi bir şekilde oynamış. 18 yaşın üzerindeki tüm oyunculara tavsiye edebileceğimiz, vasatın en az iki gömlek üzeri, sıkı bir aksiyon oyunu.

Saints Row: The Third

► GİRİŞ
► DETAYLAR
► PUANLAMA

Devamını oku »

30
Ocak

NASA’ya çalışan gemi köprüyü biçti!

Yazan: admin  |  Kategori: Teknoloji  |  Okunma: 31 views

NASA’ya çalışan gemi köprüyü biçti!

ABD’nin Kentucky eyaleti, inanılmaz bir deniz kazasına evsahipliği yaptı.

NASA’nın Florida’daki merkezine uzay mekiği parçaları taşıyan The Delta Mariner adlı bir şilep, iki otoyolu birbirine bağlayan ve Tennessee Nehri’nin üstünden geçen Eggner Ferry Köprüsü’nü yıktı geçti.

Köprünün yaklaşık 90 metrelik kısmının olduğu gibi suya düşmesine neden olan kazada, büyük bir şans eseri ölen ya da yaralanan yok. Eyalet polisi, konuyla ilgili olarak soruşturma başlattı.

Devamını oku »

30
Ocak

Sanal polis devriyede!

Yazan: admin  |  Kategori: Teknoloji  |  Okunma: 44 views

Sanal polis devriyede!

İnternette gün boyu aralıksız sanal devriye görevi yürüten polisler, sanal ortamda işlenen suçları takip ediyor. 
    
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdür Yardımcısı Ahmet Sürel, yaptığı açıklamada, 30 milyonun üzerinde kişinin internet kullandığını belirterek, teknolojinin doğru ve güvenli kullanıldığı takdirde fayda sağladığını, yanlış veya kötü amaçlı kullanıldığında ise insanlığa zarar verdiğini bildirdi.

Bilişim Suçları Büro Amirliğinin, Asayiş Şube Müdürlüğünün çalışma alanına giren bilişim yoluyla işlenen suç türlerinin soruşturmasını yaptığını ifade eden Sürel, şunları kaydetti:

“İnternet ortamında 24 saat sanal devriye yapan görevlilerimiz var. Suça karışan kişileri yakalamakla görevli dışarıda görev alan ekiplerimiz, şüphelilerden elde edilen delillerin (CD, DVD, flash bellek, harici disk, hard disk, cep telefonu ve dijital verileri barındıran her türlü cihazlar) incelendiği dijital delil inceleme laboratuvarımız, teknik inceleme yapan ve bilirkişi raporu düzenleyen görevlilerimiz, tahkikatta çalışan görevlilerimiz olmak üzere büro amiri Koray Erşin’le birlikte konusuna hakim ve tecrübeli toplam 36 personelle çalışıyoruz.”

Sürel, Bilişim Yoluyla İşlenen Suçlar Büro Amirliğinin 2010 ve 2011 yıllarındaki istatistiklerine ilişkin “Sosyal paylaşım sitelerine ilişkin 2010 yılında çeşitli konularda 2 bin 606 şikayet alındı. Geçen yıl ise 3 bin 744 şikayet aldık” dedi.

-Bilişim suç türleri-

Sürel, internet konusunda büro amirliğine en çok şikayet gelen suç türlerini ise şöyle sıraladı:

“-Tehdit; internetten, sosyal paylaşım sitelerinden ya da mail yoluyla kişinin kendisine veya yakınına, hayatına veya vücut dokunulmazlığı veya cinsel dokunulmazlığına zarar verecek şekilde yapılan saldırılar.

-Şantaj; internetten tanışarak güven telkin ettikten sonra karşısındaki kişinin özel hayatına ait bilgi veya görüntülerini alarak bunları başkalarıyla paylaşacağını söyleyerek para veya menfaat talebinde bulunmak.

-Hakaret; sosyal paylaşım sitesinden ya da e-mail yoluyla kişileri başkalarına karşı onur kırıcı, küçük düşürücü ifadelerle şeref ve saygınlığına saldırı yapmak.

-Çocukların cinsel istismarı; internet üzerinden çocukları değişik vaatler veya şantaj yoluyla kandırarak cinsel istismarda bulunmak.

-Müstehcenlik; cinsel içerikli müstehcen görüntü veya yazıları çocuklara göstermek, okutmak, yaymak veya kullanımını sağlamak ve çocukları bu suçlarda kullanmak.

-Fuhuş; internet üzerinden fuhşa aracılık etmek, teşvik etmek veya suçu kolaylaştırmak.

-Kumar oynanması için imkan sağlama; internetten yasal olmaksızın bahis ve kumar sitesi oluşturmak.

-Dolandırıcılık; internet üzerinde kendini farklı meslekten veya kişilikten tanıtarak tanıştığı kişilere evlilik vaadinde bulunarak kandırma veya menfaat sağlamak, güvenli olamayan sitelerden ürün satışı yaparak parayı aldıktan sonra ortadan kaybolmak, ürün satışı adı altında kaparo alarak ortadan kaybolmak, çalıntı malı internet üzerinde çok ucuz fiyata satmak, banka hesap bilgilerini ve şifrelerini ele geçirerek hesabını boşaltmak, kredi kart bilgilerini ele geçirip para çekmek.

-Kişisel verileri kaydetmek ve kişisel verileri hukuka aykırı bir şekilde başkalarına vermek.

-Başkasına ait profil oluşturarak elektronik mail adresi almak ve bu kişiler adına başkalarına küfürlü mesajlar göndermek, özel hayatına ait görüntü ve fotoğraf yayımlamak.”

-Sanal dünyada işlenen suçun delili-

İnternet kullanıcılarının artmasıyla bilişim yoluyla işlenen suçlarda da artış olduğunu belirten Sürel, “Bunun nedeni ise gerçek hayatta suç işlemenin riskli ama sanal hayatta daha kolay olması, kısa yoldan para kazanma hırsı, psikolojik rahatsızlıklar ve kanunda cezasının olmadığı varsayımı olarak sıralayabiliriz. Ancak şunu unutmamak gerekir ki; gerçek hayatta işlenen her bir suç için olay yerinde suçluya ait mutlaka bir iz veya delil olduğu gibi sanal alemde de işlenen her suç mutlaka bir delil bırakır. Ortam sanal olsa bile işlenen suç gerçektir. Kanunu bilmemek de mazeret değildir” dedi.

-Sanal alemin mağdur ünlüleri-

Sürel, geçen yıl sanal alemden şikayetçi olan ünlülere ilişkin şu bilgileri verdi:

“-Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Erol Köse’ye sosyal paylaşım sitesi üzerinden hakaret yapıldığına dair soruşturma aydınlatıldı, şüpheli hakkında yasal işlem yapıldı.

-Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Ömer Zülfü Livaneli’ye sosyal paylaşım sitesinde meçhul bir profilden hakaret edilmesiyle ilgili soruşturma halen devam ediyor.

-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Seda Sayan ve Hülya Avşar’ın kendilerine hakaret edildiği yönündeki şikayetleri de aydınlatıldı.

-Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Ümran Erler’in elektronik posta ve profillerini ele geçiren şüpheli belirlendi ve hakkında yasal işlem yapıldı.

-Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Seyhan Soylu’nun hakaret şikayeti de aydınlatıldı.”

Devamını oku »

30
Ocak

Dünyanın en eski dinozor yuvası!

Yazan: admin  |  Kategori: Teknoloji  |  Okunma: 29 views

Dünyanın en eski dinozor yuvası!

Dinozorlara ait en eski yuva, Güney Afrika’da Golden Gate Highlands Ulusal Parkı’nda bulundu.

190 milyon yıl öncesine ait olduğu belirtilen alanda çok sayıda kuluçka, yumurta, yavru ve Massospondylus türüne ait yetişkinlerin kemiklerine rastlandı.
 
Keşfi yapan araştırma ekibinde yer alan Toronto Üniversitesi’nden Robert Reisz, Discovery News’e buldukları dinozorların otçul olduğunu, çok küçük bir kafaya ve oldukça uzun bir boyna sahip olduklarını söyledi.
 
Massospondylus türünün bir araya getirilen kemiklerinin en fazla 6 metre olduğunu belirten Reisz, elde ettikleri bulgulardan bu canlıların aslında daha fazla büyüdüklerini düşündüklerini anlattı.
 
Araştırmacılar, dünyanın “en düzenli” yuvası olarak nitelendirdikleri alanı dinozorların çok uzun zaman boyunca yumurtalarını bırakmak için kullandığını ifade etti.

Devamını oku »

30
Ocak

Mars’tan olağanüstü görüntüler!

Yazan: admin  |  Kategori: Teknoloji  |  Okunma: 39 views

Mars'tan olağanüstü görüntüler!

Amerikan Uzay Ajansı NASA’nın Mars Keşif Uydusu’ndan gönderilen Mars fotoğrafları bugüne kadar görülmemiş ayrıntılara yer veriyor.

Yüksek çözünürlüklü bu fotoğraflar Mars’ın yüzeyiyle ilgili önemli bilgiler veriyor.

Kasım-Aralık 2011′de çekilmiş bu fotoğraflar 20 bin 500 fotoğraf arasında seçildi.

2005 yılında uzaya gönderilen keşif uydusu Kızıl Gezegen’le bilimsel değeri çok önemli veriler elde etti. 

Devamını oku »

30
Ocak

Vatandaşları sanal korumaya alıyor!

Yazan: admin  |  Kategori: Teknoloji  |  Okunma: 30 views

Vatandaşları sanal korumaya alıyor!

Avrupa Birliği Komisyonu, sanal ortamda üye ülke vatandaşlarının kişisel bilgilerinin korunmasında önemli bir adım attı.

Resmi kurumların ve internet şirketlerinin halka ait özel bilgileri depolama ve kullanma hakları kısıtlanıyor.
 
Bu yöndeki bir tasarı AB Komisyonu’nun Temel Haklar, Adalet ve Vatandaşlık Komiseri Viviane Reding tarafından açıkladı: “Vatandaşlar kişisel bilgilerinin ne tür şekillerde kullanıldığını bilmek zorundalar. Ve bunların kullanılması için kesinlikle açık bir şekilde onaylarının alınması gerekir.”
 
AB vatandaşları özel hayatın gizliliğini ihlal eden kurum ve şirketlere karşı yargı yoluna başvurabilecek.
 
Ancak tasarının AB Parlamentosu ve üye ülkelerin parlamentoları tarafından onaylanması birkaç yılı alacak.
 
AB Komisyonu’nun bu yönde çıkardığı son kanun 1995 yılına ait.

Devamını oku »

30
Ocak

Hotmail, Gmail’e savaş açtı!

Yazan: admin  |  Kategori: Teknoloji  |  Okunma: 29 views

Hotmail, Gmail'e savaş açtı!

Microsoft, Gmail kullanıcılarını istiyor!

Gmail kullanıcılarını kendine çekmek isteyen MS, Hotmail’i övmek için bakın neler yaptı…

Google’ın e-posta hizimeti Gmail’in kullanıcılarını Hotmail’e çekmek isteyen Microsoft, Windows Live blog sitesinde son yaptığı değişikliklerden bahsetti, hizmetin Gmail’den “üstün yönlerini” gösterdi.

Blog yazısını kaleme alan Microsoft’tan Dharmesh Mehta’ya göre ünlü e-posta hizmeti Hotmail’in Facebook ile bütünleşmesi, Gmail’e olan en önemli üstünlüklerinden biri. Metha, “Hotmail gelen kutunuzdan Facebook durumunuzu güncelleyebileceğinizi, Facebook arkadaşlarınızla sohbet edebileceğinizi, güncellemelerini görebileceğinizi ve Hotmail gelen kutunuzdan sohbet edebileceğinizi” söylüyor ve bunları Gmail’de yapmanın mümkün olmadığını vurguluyor. Bu arada Hotmail’in “gri e-posta” denilen e-postaları Gmail’den daha iyi yönettiği de iddia ediliyor.

Yazıda Microsoft Skydrive hizmeti sayesinde bir mesaj içerisinde yüzlerce fotoğrafı paylaşmak da mümkün olduğundan bahsediliyor. Gmail’i tamamen bırakıp Hotmail’e geçmek isteyenler ise TrueSwitch adlı aracı kullanarak tüm Gmail mesajlarını (veya sadece son 14 günün mesajlarını) yeni hesaplarına aktarabiliyorlar.

Devamını oku »

internetsitesilinkleri.com