‘Kadın ve Hayat’ kategorisi yazıları

2
Şubat

Günlük yaşamda radyasyonu nerelerden alıyoruz

Yazan: admin  |  Kategori: Kadın ve Hayat  |  Okunma: 39 views

Günlük yaşamda radyasyonu nerelerden alıyoruz

En büyük kaynak içinde yaşadığımız binaların yapımında kullanılan taş, toprak ve malzemelerdir. Elektromanyetik radyasyon kaynaklarının yaklaşık %50′sini yaşadığımız binalarda mevcut olan radon gazından almaktayız. Diğer doğal radyasyon kaynakları arasında güneş, hava, su, toprak sayılmaktadır. Yapay radyasyon kaynakları içinde, nükleer santraller, röntgen makineleri, cep telefonları – vericileri, TV vericileri, uzaktan kumanda cihazları, elektrikli ısıtıcılar, uzun bir listeye örnek olarak sayılabilir. Elektromanyetik radyasyon, iyonlaştırıcı ve iyonlaştırıcı olmayan radyasyon olarak ikiye ayrılmaktadır. İyonlaştırıcı radyasyon, görüntüleme amacıyla ve kanser tedavisinde kullandığımız X ışınlarını ifade etmektedir. Elektromanyetik spekturumun diğer ucunda ise düşük enerjili, iyonizasyon yani atomdan elektron koparma yeteneği olmayan iyonlaştırıcı olmayan radyasyon yer almaktadır. Gelişen teknoloj bu konuya farkındalığımızı ve ilgimizi arttırmıştır. Normal şartlarda yaşanan ortama bağlı olarak kişilerin aldıkları doğal radyasyonun dünya ortalaması 2.4 mSv düzeyindedir.

İyonlaştırıcı olmayan radyasyon kaynağı aletler hangileridir?

İyonlaştırıcı olmayan radyasyon kaynağı aletlerin, yaşamımızda temel rol oynamaya başlaması ile beraber, kanser ile ilişkisinin merak edilen ve tartışılan konu olmasını sağlamıştır. TV vericileri, radar, uzaktan kumanda cihazları, telsizler, cep telefonları, baz istasyonları, mikrodalga fırınlar, radyo, tv – bilgisayar ekranları, non iyonize radyasyon kaynaklarına örnek olarak sayılabilir.

İyonlaştırıcı olmayan radyasyon kansere neden olabilir mi?

İyonlaştırıcı olmayan radyasyon atomlardan elektron kopararak iyonizasyon yapacak güçte değildir, dolayısıyla DNA hasarına yol açmaz ve kansere neden olduğuna dair bilimsel bir kanıt da bulunmamaktadır.

İyonlaştırıcı olmayan radyasyon insanlar üzerinde kısa süreli etkileri nelerdir?

Elektromanyetik radyasyonun, beynin elektriksel yapısında ve algılama fonksiyonlarında (dikkat, hatırlama, tepki verme gibi) kısa süreli değişimlere neden olduğu bilinmektedir. Buna bağlı olarak, üzerimizde kısa zamanda oluşan etkileri yorgunluk, baş ağrısı, uyku kaybı, hafıza kaybı, kulak çınlaması ve eklem ağrıları olarak sayılabilir.

Baz istasyonları nükleer radyasyona neden olur mu?

Baz istasyonlarının neden oldukları ışınım, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon sınıfında yer alır. Bu nedenle baz istasyonları nükleer radyasyona neden olmazlar. İyonlaştırıcı radyasyon bölgesindeki dalgaların frekansları, baz istasyonlarının çalışma frekanslarından yaklaşık milyon kere daha yüksektir. Baz istasyonlarındaki anten, dar bir bölgeyi etkileyen yönlü antenlerdir. Bu antenler arkalarına ve diplerine ışımanın çok az olacağı biçimde tasarlanmışlardır. Bu nedenle binada yaşayanları riskli hale getirmezler.

Ancak antenin konumu antenin ışıma örtüsünün kurulduğu binayı içine almayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Anten yeri, çalışma frekansı ve çıkış gücüne göre hesaplanacak güvenlik mesafesi içinde insanların istem dışı ve sürekli maruz kalmayacağı şekilde seçilmelidir.

Telekomünikasyon Kurumu tarafından 12.7.2001 tarihli resmi gazetede yayınlanan “10 KHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik” ile Türkiye’de geçerli olan sınır değerler belirlenmiştir.

Cep telefonları iyonlaştırıcı radyasyon kaynağımı dır?

1990′larda hayatımıza girişinden sonra, kullanımı artarak devam etmektedir. Cep telefonu kullanımının kansere neden olup olmadığı bütün dünyada en çok merak edilen konulardan birisidir. Tüm dünyada cep telefonu kullananların sayısının 2009 yılında 4.3 milyarı aştığı düşünülürse bu sorunun gündemi daha uzun süre meşgul etmesi beklenmektedir. Cep telefonlarının çalışma prensibine baktığımızda, 2 yönlü çalışır. Baz istasyonlarından gelen dalgaları anteni aracılığı ile alır ve vericisi aracılığı ile elektromanyetik radyasyon-iyonlaştırıcı olmayan radyasyon yayar.

Cep telefonları insanlar üzerinde etkileri nasıldır?

Yapılan araştırmalarda cep telefonunun termal ve termal olmayan 2 temel etkisi gösterilmiştir. Termal etkiler, vücut tarafından yutulan elektromanyetik enerjinin ısıya dönüşmesi ve vücut sıcaklığını arttırması olarak tanımlanır. Bu sıcaklık artışı, ısının kan dolaşımı ile atılarak dengelenmesine dek sürer. Cep telefonları gibi radyofrekans kaynaklarının sebep olabileceği sıcaklık artışı gerçekte çok düşüktür ve bu artışı ortalama 0,1 C dolayındadır. Bu elektromanyetik dalgaların beyine ulaşmasının yaş ile birlikte azaldığı, 5 yaşındaki bir çocukta bu dalgaların beyine %75 oranında ulaştığı, erişkinde bu oranın %25 olduğu deneysel çalışmalarda gösterilmiştir. Termal olmayan etkilere bağlı olarak beyin aktivitelerinde değişiklikler, uyku bozuklukları, dikkat bozuklukları bildirilmektedir.

Cep telefonları kansere neden olabilir mi?

Cep telefonları elektromanyetik dalga yayarlar. Yaydığı elektromanyetik dalga enerjisi çok çok düşüktür. Bu enerji düzeylerinde iyonizasyon olamaz. İyonizasyon olmadığı için de DNA hasarı oluşmaz ve kanser gelişemez. Bu konudaki önemli çalışmalardan biri olan Danimarka çalışmasında, 420.000 cep telefonu kullanıcısı 21 yıl boyunca izlendi. Cep telefonu kullanımı ile kanser görülme olasılığının yükselmediği görüldü. İngiltere’de ise beyin tümörlü 966 ve sağlıklı 1766 kişi cep telefonu kullanım yoğunluğu açısından araştırılmıştır. Beyin tümörü olanlar ile sağlıklı grup karşılaştırıldığında aralarında fark bulunmamıştır. Almanya, Fransa, Japonya gibi 13 gelişmiş ülkeden, 16 çalışma grubunun işbirliği ile yapılan İnterphone çalışması geçen yıl çok ses getirdi. Düzenli cep telefonu kullanımı ve 10 yıldan fazla kullanalarda memejiom, gliom ve akustık nörinom gelişme sıklığında artış saptanmazken, ilk günden itibaren 1640 saatten fazla konuşma süresine sahip olanlarda, bu tümörlerin gelişim riskinde artış olduğu gösterilmiştir. Ancak bu çalışma düzeni nedeni ile eleştiri almıştır. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, cep telefonu teknolojisiyle kanser arasında kesinlikle bir ilişki yoktur demek için yetersizdir.

Cep telefonu kısırlık yapar mı?

Erkekler cep telefonlarını özellikle pantolon ceplerinde taşıdığı için kısırlık konusunda birçok araştırma yapılmıştır. Cep telefonlarından yayılan iyonlaştırıcı olmayan radyasyonun beyin, kalp, genel durum üzerine etkilerinin yanı sıra sperm sayısında %30, motilitesinde %40′lara varan oranlarda oranlarında azalma saptanmıştır. Bu konuda farklı sonuçlar olmakla birlikte yeni araştırmalara ihtiyaç vardır.

İnternet bağlantısı da insanları etkiler mi

İnternet bağlantımızı sağlayan WİFİ teknolojisi çok düşük şiddette radyo dalgalarını kullanır. Evde mikrodalga fırınlarla karşılaştırınca yüz bin kez daha da non iyonizan elektromanyetik radyasyon yaydığı bildirilmektedir. WİFİ sağlayıcılarına yakında bulunmamak veya wifi kullanılan laptopların masa üzerinde kullanılması önerilmektedir.

Mikrodalga fırınlar çalışırken mutfaktan çıkmalı mıyız?

Yeni teknoloji ile üretilen mikrodalga fırın çalışırken yaklaşık 50 cm uzağından alınan radyasyon, çevre geri plan radyasyon oranlarından farklı değildir. Eski ve kapı sistemi bozuk cihazlar kullanılmamalıdır. Çalışırken yaklaşık bir kol boyu yani 50 cm uzakta bulunulması önerilmektedir.

Günlük hayatımız için nasıl önlemler alabiliriz?

• Elektrikli cihazlardan mümkün olduğunca uzak durun. Elektromanyetik etki mesafeyle azalıyor.
• Mikrodalga fırın çalışırken en az 50 cm uzakta durun.
• Televizyonu (ön ve arka) en az 2 metre uzaktan izleyin.
• Elektrikli tıraş makinasını mümkünse şarjlı olarak kullanmayı tercih
• edin.
• Çocuklarda sinir sisteminin ve başın gelişimi sürdüğü için, çocuk ve gençler risk altındadır. Bu nedenle 16 yaşın altındakilerin cep telefonu kullanmamaları, zorunlu olması halinde ise günde 10 dakikayı geçmemesi Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilmektedir. Cep telefonu kullanılmadığı sürece kapalı tutulmalı. Cep telefonunuzdan kulaklıkla konuşmayı tercih edin. Hastane, tren, havaalanı, veya asansör gibi çekim alanlarının az ve metal parçaların çok olduğu alanlarda konuşmaktansa, acık alanlarda konuşmaya çalışın. En temel önlem ise cep tel ile konuşma sürenizi kısaltmaktır
• Saç kurutma makinasının manyetik alanı yüksektir. Uzun süreli kullanmak yerine aralıklarla kullanın.
• Elektrikle çalışan radyolu çalar saatleri başınızdan mümkün olduğunca uzak tutun, mümkünse pille çalışanları tercih edin. Elektrikli battaniyeyi yatağa girmeden önce kapatın.
• Kullanmadığınız cihazları kapalı tutun ya da fişten çıkarın. Dizüstü bilgisayarlar, şarjlı kullanıldığında daha düşük elektromanyetik alana sahiptir.
Sonuç olarak; Elektromanyetik radyasyonu yaşamımızdan tümüyle çıkarmamız olası değildir. Kullanımında dikkatli davranma, bu zararları en aza indirmek için en akılcı yol olarak görünmektedir.

Devamını oku »

2
Şubat

Her boğaz ağrısı tehlikeli mi

Yazan: admin  |  Kategori: Kadın ve Hayat  |  Okunma: 34 views

Her boğaz ağrısı tehlikeli mi

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gökhan Güvener boğaz ağrısı ile ilgili önemli noktaların altını çiziyor…
Boğaz ağrısı birçok rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Boğazda yanma ve hassasiyet olarak da ifade edilen ve yutkunmakla şiddetlenen bu şikayetin en sık sebebi enfeksiyonlardır.
Enfeksiyonlar çoğunlukla virüs kökenlidir. (Soğuk algınlığı, grip ve enfeksiyoz mononükleoz virüsleri gibi) Yine kızamık, suçiçeği gibi virüs hastalıklarının da döküntülerin yanısıra, boğaz ağrısı yapabilecekleri unutulmamalıdır.
Daha nadir olarak bakteri kökenli enfeksiyonlar boğaz ağrısına yol açarlar. Bunların arasında da özellikle bademcik iltihaplarında streptokoklar öne çıkar. Ayrıca aşılamayla büyük oranda sıklığı azalmış olan difteri ve boğmaca bakterileri de sebepler arasında sayılabilir.
Virüs enfeksiyonlarının spesifik bir tedavisi yoktur ve antibiyotiklerden etkilenmezler. Bu durumda tedavi semptomların giderilmesine yöneliktir. Dinlenme, bol sıvı alımı, ağrı kesiciler; burun tıkanıklığı, geniz akıntısı gibi ek bulgular varsa buna yönelik tedaviler kullanılabilir. Virüs kökenli enfeksiyonların olağan seyrinde, bağışıklık sisteminin etkisiyle bulgularda hafifleme ve yaklaşık bir haftalık sürede tam düzelme beklenir. Bakteriyel boğaz enfeksiyonları daha nadir görülmelerine rağmen daha ağır seyreden, özellikle çocuklarda komplikasyon oluşturabilecek durumlardır. Bu durumda yine destekleyici tedavinin yanı sıra uygun antibiyotikler de tedavide yer almalıdır.
Bakteri ve virüs kökenli enfeksiyonları ayırmada kesin kriterler olmamakla birlikte, antibiyotik kullanımına karar verirken bu ayrımı yapabilmek önemlidir.
• Bakteriyel enfeksiyonlarda boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü çok daha şiddetli ve uzun sürelidir.
• Genel durum daha belirgin olarak bozulmuştur, ateş genellikle 38.3 derecenin üzerinde ve dirençlidir.
• Boğazdaki muayene bulguları (kızarıklık, mukoza düzensizliği, farenks bantlarında şişlik gibi) daha belirgindir. Eğer bademcikler tutulduysa şişmenin yanı sıra üzerlerinde beyaz iltihabi döküntüler görülebilir. Boyun lenf bezlerinde ağrılı büyümeler görülebilir.
• Bakteriyel boğaz ağrılarında; hapşırık, öksürük, burun akıntısı gibi diğer bulgular daha siliktir veya hiç yoktur.
• Doktorun uygulayacağı çeşitli kan tetkikleri, hızlı streptokok testi ve boğaz kültürü gibi testler de antibiyotik kararı vermede yardımcı olur.
Boğaz ağrısının daha nadir görülmekle birlikte enfeksiyon dışı sebepleri de olabilir. Alerjiler, sağlıklı burun solunumu olmaması ve ağızdan nefes almaya bağlı boğaz kuruluğu, kirli havaya ve sigaraya maruz kalmanın yol açtığı kronik tahriş, aşırı bağırma ve sesin kötü kullanımına bağlı gırtlak ve adale ağrıları, reflüye bağlı ağrılar ve bazı tümörler bu sebepler arasında sayılabilir.
Genel olarak bir-iki haftadan uzun süren boğaz ağrılarında, olası diğer sebeplerin saptanması için doktor muayenesi önerilmektedir.

Devamını oku »

2
Şubat

Yalan söyleyen kadınların tepkileri

Yazan: admin  |  Kategori: Kadın ve Hayat  |  Okunma: 44 views

Yalan söyleyen kadınların tepkileri

Yüze dokunma:

Söylediklerinin yalan olduğunu gizlemek isteyenler sürekli yüzüne dokunuyor, burnunu kaşıyor, ağzını eliyle kapatıyor ve sık sık dudaklarını ısırıyor.

Yapay gülümseme:

Doğal gülümseyenlerin gözlerinin içi gülerken, yalancıların yüzünde yapay bir gülümseme beliriyor.

Gözünü kırpıştırma:

“Gözler kalbin aynasıdır” sözünün doğruluğunu yalan söyleyenler bir kez daha ispatlıyor ve sık sık gözlerini kırpıştırıyor.

Gözlerini kaçırma:

Göz kontağı da kuramayan yalancılar göz göze gelince hemen başını çeviriyor. Sürekli kapıya bakan bu kişiler yalanı söyledikten sonra kaçıp gitmek istiyor.

Tereddüt:

Yalan söyleyen insan detaylarını kafasında kuramadığı için tereddütte kalıyor, konuşması yavaşlıyor, cevap verirken uzun süre düşünüyor.

Ayağını yere vurma:

Yalan söyleyenlerayaklarını sürekli yere vuruyor, kıpırdatıyor ve sandalyesinde sallanıyor.

Kollarını kavuşturma:

Yalan söyleyen insan hemen kendini korumaya geçiyor ve kollarını kavuşturuyor.

Tik sergileme:

Yalan söyleyen insan her zamanki davranışlarından uzaklaştığı için tiklerini kontrol edemiyor.

Devamını oku »

2
Şubat

Madonna’nın yeni albümü yolda

Yazan: admin  |  Kategori: Kadın ve Hayat  |  Okunma: 31 views

Madonna'nın yeni albümü yolda

Popun kraliçesinin yeni albümü yolda. Madonna, albümün ilk single’ını 5 Şubat günü canlı olarak Super Bowl’da söyleyecek. Kapak çekimleri ise Türk fotoğrafçıya emanet.

En son çıkardığı Hard Candy albümünden bu yana yaklaşık 3 yıl geçti. Muhteşem bir konser serisinden sonra, yeni albüm için hayranlarının sabrı kalmamıştı ki müjdeli haber yılın sonlarında geldi. Popun kraliçesi Madonna’nın 2012′de ‘MDNA’ isimli bir albüm çıkaracağı haberi hızla yayılmaya başladı.

Albümünden ilk single’ı ise ‘Give Me All Your Love’ isimli şarkı olacak. Aralık’ta çekilen şarkının klibinde yönetmen koltuğunda MegaForce oturuyor. Klip ilk kez 2 Şubat’ta “American Idol” programında gösterilecek. 3 Şubat’ta Amerikan radyolarına ve internet sitelerine dağıtımı yapılacak. 5 Şubat’ta ise Amerika’da her sene bir şova dönüşen Super Bowl’un devre arası gösterisi bu yıl Madonna’ya emanet. Şarkıcı ‘Give Me All Your Love’ şarkısını ilk kez canlı olarak seslendirecek. Şarkıda Madonna’ya Nicki Minaj ve M.I.A eşlik ediyor. Şarkının prodüktörü ise ünlü Fransız DJ Martin Solveig.

Ayrıca Madonna’nın yeni albüm kapak çekimlerini ise Mert & Marcus markasının yaratıcıları Mert Alaş ve Marcus Piggott imzası taşıyor.

Madonna’nın henüz kesinleşmeyen yeni albümüyle birlikte 2012 konser programında 7 Haziran 2012′de Türkiye konserinin ise TT Arena’da konser vermesi bekleniyor.

Devamını oku »

2
Şubat

Botoks ağrı yapar mı

Yazan: admin  |  Kategori: Kadın ve Hayat  |  Okunma: 37 views

Botoks ağrı yapar mı

Botoksun şiddetli ağrıya neden olduğu iddialarını Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sühan Ayhan yanıtladı.

Prof. Dr. Ayhan, ”botoks yaptıranların 10 yıl sonra dayanılmaz ağrılar çekmeye başladığı ve bu sorunun ameliyatla çözülemediğine dair” haberlere ilişkin olarak sorularını yanıtladı.

Prof. Dr. Ayhan, ”Botoks, vücutta sistemik bir etkiye yol açmamaktadır ve kalıcı bir soruna yol açtığı hakkında bilgi yoktur” değerlendirmesinde bulundu. Ayhan, geçici dolgu maddelerinin tıbbı olarak güvenilir olduğunu söyledi.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Ekrem Civaş da ”Geçici sentetik dolguların yan etkileri konusundaki ifadeler, dolgunun kendisinden değil, etki süresinin uzatılmasında kullanılan kimyasal ajanlardan kaynaklanmaktadır” dedi.

AA

Devamını oku »

2
Şubat

Peynir dolgulu biber

Yazan: admin  |  Kategori: Kadın ve Hayat  |  Okunma: 31 views

Peynir dolgulu biber

Malzemeler

6 çarliston biber
200 gr krem peynir
100 gr beyaz peynir
Tuz
Karabiber
10 gr tereyağı
Kırmızı pul biber
Taze Kekik
Zeytinyağı

Hazırlanışı

Peynirleri bir kasede karıştırın. Tuz, karabiber, pul biber ve kekiği ilave edin.

Biberleri yumuşayıncaya kadar hafif közleyin ve uzunlamasına tek tarafından keserek çekirdeklerini temizleyin.

Peynir karışımını içlerine doldurun. Üzerlerine zeytinyağı sürüp fırında kızarıncaya kadar pişirin. Sıcak servis yapın.

Peynirli karışıma rendelenmiş kaşar peyniri de ilave edebilirsiniz. Aynı lezzeti kırmızıbiber ile de hazırlayabilirsiniz. Tercih sizin…

Peynir dolgulu biber artık hazır, afiyet olsun.

lezzet.com.tr

Devamını oku »

2
Şubat

Sıfır bedenler menapoza daha erken giriyor

Yazan: admin  |  Kategori: Kadın ve Hayat  |  Okunma: 37 views

Sıfır bedenler menapoza daha erken giriyor

‘Sıfır beden’ kadınların yüzde 30′unun daha erken menapoza girdiği ortaya çıktı.

Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de kadınların ortalama 48 yaşında menopoza girdiğini, ancak menopozun çeşitli nedenlerden dolayı 40 yaşından önce de görülebildiğini ve buna da ”erken menopoz’ denildiğini anlattı.

Vücuttaki kritik yağ sınırının yüzde 12′nin altına düştüğünde üreme fonksiyonlarının durabildiğini belirten Küçük, bunun sonucunda da sıfır bedene sahip kadınların yüzde 30′unda erken menopoz gibi ciddi bir tablo ortaya çıkabildiğini belirtti.

AA

Devamını oku »

internetsitesilinkleri.com